s.antonelos@resolve...." />

Άρθρο του Έλληνα Διαπιστευμένου Διαμεσολαβητή κυρίου Σπύρου Αντωνέλου και της Διαπιστευμένης Διαμεσολαβήτριας από την Τουρκία κυρίας Tuba Bilecik για τις δυνατότητες αξιοποίησης της Διαμεσολάβησης στην επίλυση Ιατρικών διαφορών στην Τουρκία

Ο Εταίρος της RESOLVE Διαμεσολαβητές, Διαπιστευμένος Διαμεσολαβητής και Δικηγόρος κ. Σπύρος Αντωνέλος (s.antonelos@resolve.gr), ο οποίος διδάσκει τη Διαμεσολάβηση πλέον στο Πανεπιστήμιο MEF της Κωνσταντινούπολης, συνέγραψε πρόσφατα, από κοινού με τη Συνάδελφο Δικηγόρο και Διαμεσολαβήτρια κα Tuba Bilecik (tubabilecik@tubabilecik.com) το ακόλουθο επιστημονικό άρθρο στα Τουρκικά για τις δυνατότητες αξιοποίησης της Διαμεσολάβησης στην επίλυση των Ιατρικών Διαφορών στη γείτονα Χώρα.

Το πλήρες κείμενο του άρθρου έχει ως εξής:

Tıbbi Uygulamalardan Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde Arabuluculuk

Tıbbi uygulamalara ilişkin uyuşmazlıklar birbirinden farklı iki dünyanın kesişme noktasıdır: tıp eğitimi almış profesyoneller ve tıp eğitimi olmayan hastalar (ve yakınları) insan sağlığıyla ilgili zor kararları vermekle karşı karşıyadır.

Sağlık sektörü çalışanlarının hastalar (ve hasta yakınları) ile ilişkisi kendine has özellikler taşır. Bir profesyonelin etkinlik ve itibarının bir başkasının sağlığı ve hatta hayatta kalmasıyla bu derece yakından bağlı olması nadirdir.

Bu durum aynı zamanda tıbbi bir uygulama ya da müdahalenin, başarılı olduğunda yüksek derecede takdir ve güven toplaması, başarısız olduğunda da ilgili tüm taraflarda rahatsızlık, kızgınlık ve acıya neden olabilmesinin temel nedenlerinden biridir. Bu tepkiler durumun ağırlığı ve ilgili taraflara bağlı olarak değişir.

Çok yakın zamana kadar sağlık personeli, hastaneler, hastalar (ve hasta yakınları) arasında yaşanan uyuşmazlıklar mahkemelerde, kamuya açık, uzun süren, maliyetli ve sıkı usul şartlarına bağlı olan yargılama yoluyla çözülmeye çalışılıyordu. Bu türden bir sürecin sonuna gelinceye kadar tüm taraflar, uzun bir belirsizlik, finansal yük ve itibar kaybına maruz kalırlar. İhtilafın ortaya çıkmasından uzun yıllar sonra verilen karar, lehte olsa dahi çoğu zaman tarafları maddi ve manevi olarak tatmin edecek çözümü getirmekten uzaktır.

Arabuluculuk tüm bunları değiştirebilir mi?

Başarılı bir arabuluculuk sürecinin tıbbi uygulamalardan doğan uyuşmazlıklarda tatmin edici sonuçlar doğurduğuna giderek artan bir şekilde tanıklık ediyoruz.

ABD ve İngiltere gibi ülkelerde tıbbi uygulamalardan doğan uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözülmesi uzun yıllardır ana akım haline gelmiş olup başarı oranları oldukça yüksektir.

Arabuluculuk, etkili bir diyalog kurma ve uygun müzakere koşulları yaratma konusunda uzman bir kişi olan Arabulucunun yardımıyla, tarafların ve varsa avukatlarının görüşerek kendi ihtiyaçlarına uyarlanmış, ortak kabul gören bir çözüme ulaşmayı amaçladığı bir müzakere sürecidir.

Taraflar, arabulucuyu birlikte Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Arabulucular Listesinden seçebilirler.

Arabuluculuk gizlidir:

Sürece özgü paylaşılan bilgi ve belgeler mahkeme gibi başka süreçlerde kullanılamaz. Tarafların itibarı ve ilişkiler korunur.

Arabuluculuk süreci esnek ve hızlıdır, tarafların isteklerine göre uyarlanır: tarafların, avukatlarının ve arabulucunun yapacağı ortak ve özel toplantılarla, tüm katılımcıların kendilerini serbestçe, etkili bir şekilde, karşılıklı saygı içinde ifade edebilmelerine imkân verir.

Arabuluculuk, mahkeme süreci başlamadan önce veya devam eden davaya paralel olarak yürütülebilir.

Taraflar arabuluculuğa başvurmakla daha sonra mahkemeye başvurma haklarını kaybetmez, süreler durur. Arabuluculuk sonucu uzlaşma sağlanırsa, ulaşılan çözüm nihai ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği hukuken bağlayıcıdır.

Tıbbi uyuşmazlıkların oldukça hassas ve meselelerin bilimsel teknik boyutları nedeniyle arabulucu seçiminde özellikle tıbbi uygulamalara ilişkin arabuluculukta deneyimli bir arabulucu seçimi son derece önem taşımaktadır.

Sorularınız ve daha fazla bilgi için bize ulaşabilirsiniz.